09 07 2013

İKİNCİ ŞANS-2. BÖLÜM

 

 

 

Derya ile Sevgi aynı eve çıktıklarında birbirlerini çok tanımıyorlardı. Ama birlikte zaman geçirmeye başladıkça çok iyi arkadaş olabileceklerini fark etmişti derya. Sonra birbirlerinden hiç ayrılmadılar neredeyse yemek içki alışveriş ve diğer tüm özellikleri birbirlerine çok uyuyordu. Ama ayrı bölümlerde okuyorlardı. Bir gün Derya ile annesi konuşurlarken Sevgi kulak misafiri oldu 

-Emin değilim anne
- ...
- Ya tamam ben seçtim ama olmuyor gibi işte aklıma da başka hiçbir şey gelmiyor hem zararın neresinden dönsen kardır diye sen söylerdin bana unuttun mu?
- …
-Neyse bu dönem geçsin seneye için düşünüyorum zaten. Bırakıp geleyim demiyorum hemen .
-…
-Pekala anne ama ben olabilecekleri baştan söylüyorum sana hazırlıklı ol.
-...
-Bende seni anne by
Sevginin içi burulmuştu şimdiye kadar bütün kızlar ondan uzak durmuş ucube gibi davranmışlardı. Sevgi pürüzsüz bir bebek yüzü olan orta boylu çok sempatik bir kızdı. Şimdiye kadar kız arkadaşının olmamasının en büyük sebebi de güzelliği idi. Ona kıskanç gözlerle bakmayan ve onu sevdiğini gerçekten belli eden kişi Derya olmuştu bir tek ona ailevi ve manevi diğer konuları anlatmıştı. Deryanın olgunluğu ve neyin ona iyi geleceğini söylemesi sevgiye iyi geliyordu. Ama şu anda okulun bitmesine 2 ay kalmıştı ve Deryanın ondan ayrılabileceğini şans eseri öğreniyordu. Acaba sorun neydi Derya bölümünü çok istemiş olduğunu ve başka bölümde okusa mutsuz olacağını hep dile getirirdi. Aklına hiçbir şey gelmiyordu ve sevgi ne yapacağını bilmiyordu.

Sevgiye göre derya bir insanın arkadaş olarak sahip olabileceği en iyi ve en güzel arkadaştı. Çok güzel bir gülümsemesi orta denmeyecek kadar uzun bir boyu spor yapmaktan gelişmiş omuzları ve her kızı kıskandırabilecek kadar güzel ve sexi poposu vardı Deryanın. Sevgi deryanın özel hayatından hep çekinirdi. Hiç sormamıştı ama bir kalp yarası olduğuna neredeyse emindi. Fakültelerinin en çekici çocuğu deryanın tam 2 ay peşinden koşmuştu ama Derya düşünme zahmetinde bile bulunmamıştı. Sevginin arkadaşlarının neredeyse hepsi deryanın yanında inanılmaz bir değişime uğruyorlar ve onu etkilemek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Ama Derya için nafile idi. Onun için sevgi çocukları uzun uzun uyarmıştı Derya konusunda. Eğer ona olan ilgilerini belli ederlerse Deryanın bir daha onlarla yan yana gelmeyeceğini kesin bir dille belirtmişti. Ki haklıydı.
Sevgi onun gitmesini istemiyordu duyduğu kadarıyla Deryanın dersleri iyiydi hocalarlada pek bi problemi yoktu yaşadığı şehiride sevdiğini söylediğini hatırladı. Sonra birden balkonda içip sabahladıkları geceyi hatırladı. Derya ilk defa o kadar kendi hakkında konuşmuştu. Demişti ki;

’’ sınırlar insanı içeriye bağlıyor, sınırın arkasına bakmaya cesaretim varmı bilmiyorum. Aslında ne istiyorum biliyormusun sevgi ? anı yaşamak 3 dk sonra 3 dk önce yaptığım şeyle kendimi yargılamak yerine beynimin sadece yaşadığım ana odaklanmasını isterdim. Bir çocuktan hoşlandıysam onu öpmek isterdim, izlediğim filmlerde utanmadan ağlamak isterdim, veya kahkaha atabilmek ve çevreyi önemsememek isterdim. Ama bunların hiçbiri beni yansıtmıyor ve istedğim gibi değil yaşamak zorunda olduğum gibi yaşamak zorundayım. Ama hayatımda birgün bu olacak ve ben pişman olmamaya çalışacağım.’’ Daldı sonra ayın manzarasına uzun kirpiklerini usulca kapattıp ''Bir gün... '' demişti

Şimdi anlıyordu ne demek olduğunu. Derya kabuğunu kıramıyordu. Hayat ona acımasız davranmıştı. Kendini korumak için etrafına ciddi ve seviyeli görünmeyi tercih ettirmişti. Sevginin yanında ne kadar rahat ve eğlenceliyse dışarıya karşı o kadar soğuktu. Neden bir kız bu yaşında bu kadar duvarlarla çevrilidir ki… Anlamak istiyordu Sevgi ona bu kadar yakın olan birini kaybetmemek için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıydı.
Bugün Sevgini dersi yoktu. Derya'nın ise her günkü gibi 8 de evden çıkmıştı. Kapının sesiyle uyanmıştı. Deryanın dersi olmasa bile hafta içi hergün koşmaya giderdi ki hafta sonu hiçbir sekilde evden çıkma bahanesi olmasın. yatakta biraz daha miskinlik yaptıktan sonra dün duyduğu telefon konuşmasından sonra düşündüğü şeyi yapmak üzere yataktan kalkıp duş aldı. Mutfağı, salonu ve lavaboları temizledi. birseyler atıştırdı, dışarıya çıktı ve Deryanın en sevdiği şarabı aldı . derya ile konuşurken ‘’ Şarap içimi ısıtıyor ne zaman içsem nefes almam gerektiğini hatırlıyorum. ‘’ demişti beklide bu gece bol bol nefes alabilirdi içindekileri döküp. Kendisine de bira aldı hesabı ödedi ve çıktı. Telefonunu çıkarıp deryayı aradı.

-Selam canım ne haber?
-İyiyim canım yemek yemek üzereydim sen neler yapıyorsun?
-Aynı bildiğin gibi Deryacım çok yeme akşam sana bir sürprizim vaaaar
-Hayır sevgi gerçekten mutfağa girmeni istemiyorum ben olmadan olmaz.
-Hayatım sana yemek yapmak gibi bir niyetim yok merak etme istesem de yapamam başka bir şey çok geç kalma tamam mı?
-Aman Allahım çok merak ettim hemen gelirdim ama not bekliyorum alır almaz evdeyim.
-Tamam canım çok acele etmene gerek yok . öptüm’’ dedi ve kapattı.

Telefona bakıp gülümsedi. Ekranda Derya ile beraber bindikleri gondoldaki resimleri vardı. 2 side korkudan altlarına yapacaklardı neredeyse. Sözde korkularımızı beraber yenelim demişlerdi ama o gün yükseklik içeren her şeye lanet etmişlerdi. Tekrar hatırlayarak gülümsedi ve karşısından geleni görmedi o sırada .

-heeyy Sevgi senmisin gerçekten? 
-Aa Onur inanmıyorum napıyorsun burada 
-Burada okuyorum . Gerçekten inanamıyorum. Asıl sen ne yapıyorsun?
- Bende.Gerçekten çok şaşırdım evin nerede?
-Şu tarafta dedi solu işaret ederek senin?
-Şaka yapıyor olmalısın hemde aynı semtte oturuyouruz ve hiç karşılaşmadık öyle mi?
-Ne büyük şanssızlık. Neler yapıyorsun bakalım marketimi soydun yoksa’’ dedi ve poşete baktı ve cipsLERİ gördü ‘’ hımm alem var sanırım ‘ 
-Pek sayılmaz bir arkadaşıma sürpriz hazırlamayı düşündüm de. 
-Özel bir arkadaş desene.
-Senin burayı kazandığını bilmiyordum. Çok sevindim. Nerede kalıyorsun? 
-3 sokak arkada yeni yapılan mor binalarda sen ?
-Bende 2 sokak arkada yeni yapılan yeşil binalarda?
-Ne yani 1 yıldır birbirimizin çevresindeyiz ve hiç rastlaşamadık öylemi ve büyük şanssızlık. Arayı kapatmamız gerek gel seni eve bırakayım hem biraz laflarız.

Sevgi itiraz etmeye kalmadan Onur elindeki poşetleri aldı. 

-Ee söyle bakalım kimmiş bu şanslı arkadaş? 
-Ev arkadaşım
-Hmm şaraptan anlıyor desene.
-Evet her konuda çok zevklidir. 
-Çok merak ettim umarım tanışırız.
-Elbette 
Onurun bölümünden okul şikayetlerinden ve sevginin eski erkek arkadaşından konuşuldu. Sevgi saatine baktı . Yarım saat önce konuşmuştu Derya ile ve daha vakti olduğunu düşünerek onura bir kahve ısmarlamayı teklif etti. Yukarıya çıktılar. Sevgi dolaba içkileri yerleştirirken onurda bütün evi saran Derya ve sevginin fotoğraflarına bakıyordu.

-Arkadaşın gerçekten bu kadar güzel mi yoksa bütün fotoğraflarda oynamamı yapıyorsunuz.
-Fotoğraftakilerden daha güzel. 

Dedi ve hazırladığı kahve fincanını onura uzattı. 

-Ee anlat bakalım Hande nasıl?
-Hande mi o biteli en az 3 ay oldu. 
-Neden çok iyi bir çift olduğunuzu duymuştum.
-Bende öyle sanmıştım. Ama bazı kızların içinde gizli bir fahişe olabiliyormuş.

Süren sohbet sırasında anahtar deliğinden gelen sesi duymamışlardı. Derya içeriye girdi ve direk mutfağa yöneldi ardından hız kesmeden salona doğru konuşarak ilerlemeye başladı...

26
0
0
Yorum Yaz